Evlerde çıkan hamam böceklerinin Astım hastalarına ve çocukalara olan zararları için Himalaya Tuzu ve himalaya tuz lambalarından daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik.
Himalaya tuzu ile ilgili yazımıza “Yaşamın Gizemi Su ve Tuz” adlı kitap kaynak gösterilerek yapılmış bir yorumu sizlerle paylaşmakta fayda gördük.
Himalaya Tuzlu su sinek ve böcek ısırmalarına karşı oldukça etkili bir araçtır. Isırılmış yerleri günde birkaç kez doymuş himalaya tuzlu su çözeltisi sürerek hem kaşıntıyı önlemiş hem de, çabuk iyileşmesine yardımcı olmuş olursunuz. Özellikle örümcek gibi bazı böcek ısırmaları ağır geçer ve ciddi reaksiyonlara sebeb olur. Himalaya tuzlu suyunu sıkça sürmenizde bir sakınca yoktur. Hatta ısırılmış yerin üzerine tuzlu suyla ıslattığımız bir bezi sarmanız daha etkili olur. Şişkinlik gider ve kaşınma durur.
Burda dikkat edilmesi gereken kullanılan tuzun orjinal himalaya tuzu olduğundan emin olmanızdır.
Haşerelerden kaynaklanan astım sorunları ve böcek sokmaları, ısırmaları gibi durumlarda temin edebileceğiniz orjinal himalaya tuzu için www.enyakinmarket.com sitesini önermekteyiz.
Böcek sokmaları özellikle çocuk ve yalılarda ciddi ve ağır sonuçlara sebeb olabilirler, özellikle son yıllarda ülkemizde de görülen zehirli örümcekler için evlerinizde profesyonel ilaçlama hizmeti almanızda ve böcek sokması olaylarını ciddiye almanızı öneririz
28.Şubat.2010 tarihinde “Tahtakurusu Dünyayı tehdit ediyor” başlıklı yazımızla tahtakuruları hakkında uyarıda bulunmuş Tahtakurularının yavaş yavaş tüm dünyada sorun olabileceğini yazmıştık.
Son günlerde Amerika ve dünya basınında ” Amerika “tahtakurusuna” teslim oldu” başlığı ile yayınlalanan haberler aylar önce yaptığımız uyarıda bizleri haklı çıkarttı.
ABD- Amerika baştan başa tahtakurusuyla savaşıyor. Önceki gün ve dün boyunca ABD basınında yer alan haberlere bakılırsa, Amerika ve Kanada baştan aşağıya tahtakurusuyla dolu. Böceklerin yayılmasının önüne nasıl geçileceği ciddi bir sorun oldu.
İngilizcesiyle “Bed Bugs” olarak adlandırılan bu haşaratla nasıl mücadele edileceği haberleri basında ardı ardına çıkmaya başladı.
Ulusal Haşaratla Mücadele Dairesi Başkanı Missy Henriksen’in radyoda yaptığı açıklamaya göre, ABD elli yıl önce tahtakurusunun kökünü kazımıştı. O zamandan beri görülmeyen, ancak zaman zaman ortaya çıktığında da hemen müdahale edilerek çoğalması önlenen tahtakurusu artık büyük kentler başta olmak üzere Kuzey Amerika kıtasını kaplamış bulunuyor. Latince adıyla Cimex Lectularius olarak bilim dünyasında tanınan bu haşaratın 1950’li yıllardan bu yana DDT ve benzeri kimyasallarla yok edilmesi sonucunda, bu böcek türünün ilaçlamaya karşı bağışıklık kazanmış olacağı üzerinde duruluyor. Eğer bu teori doğru ise bazı karamsar bilim adamlarına göre yeni bir ilaç bulunana kadar tahtakurularıyla Amerikan halkının başı dertte olacak. Tahtakurusunun tek besin kaynağı insan kanı olmakla beraber, bilim adamlarının açıklamasına bakılırsa, kan emmeden 20 aya kadar canlı kalabiliyor. Bu durumda tahtakurusunun Kuzey Amerika’dan dünyaya yayılması da ihtimaller arasında girdi.
Tahtakurusu haberleri bir süreden beri tek tük olarak basında duyuluyor, ancak resmî otorite ve makamlarca doğrulanmıyordu. Ancak, geçtiğimiz günlerde, New York’taki ünlü Broadway’de bir süredir kapalı duran ve tekrar açılan “AMC Empire 25 Tiyatrosu”nun kapalı kalma nedeni olarak tahtakuruları tarafından istila edildiği bilgisi basına verilince, konu ciddiye alındı. Milyonlarca dolarlık ilaçlama ve özel olarak koltukların yenilenmesinin ardından tiyatro geçen hafta tekrar sahneye açıldı, ama izleyicilerin tedirgin olduğu gözlendi. Tiyatronun uzun süre kapalı kalıp tahtakurusuna karşı ilaçlandırılması haberi üzerine ABD’den ve Kanada’dan tahtakurusu haberleri ardı ardına duyulmaya başlandı.
Tahtakurusu, Dünya Sağlık Teşkilatı WHO’nun raporlarına göre, insandan insana bulaşıcı hastalık geçirebildiği gibi, bronşit astım ve akciğer enfeksiyonlarına da neden olmaktadır. Bu açıdan ciddi sağlık sorunları yaratmasından çekinilen yüzyılın tahtakurusu salgını için alınacak kamusal önlemler merakla bekleniyor.
Brown Recluse (Zehirli Örümcek) Isırmasının 9. gününde görünüşü. Isırdığı yerdeki dokuları öldürerek ciddi sorunlar yaratmaktadır.
Doku Tedavisi ile ısırılan bölgeninizin kurtarılması mümkün olabilmektedir.
Kahverengi Keşiş olarak bilinen Zehirli Örümcek Türü brown recluse karadul‘dan sonra ABD’deki en zehirli orumcek turudur. tozlu ve kirli bina koselerinde, odun ve kereste yiginlari arasinda bulunur. kesiş orumcegi karanlik bina ve taş altlarini tercih eder. kahverengi kesiş orumcegi daha cok isirik yerinde agri, sislik, kabarcik veya ortasi morumsu kirmizi sislik olusur.
Brown Recluse olarak da bilinen orumcek turu. boyu 1/4-1/2 inch arasinda degisir. diger cogu orumcekten farkli olarak 4 lob yerine 3 loblu gozleri vardir. bu da 10x optik lens gorevi yapar. isirik etkisi 3-8 saat icerisinde kizarma, kasinma ve tahris ile baslar. 1 ila 2 gun icerisinde isirilan bolge “freddy” serisinde oynayacak kadar korkunc bir hale donusur ve mudahale edilmezse cogunlukla kangren ile sonuclanir
Kene korkusu bitmeden Afrika Böceği geldi.
Geç gelen yaz ayları, ve akabinde nemli sıcak yaz günleri kısacası değişen Türkiye iklimi zehirli Afrika Örümcekleri için yaşayabilecekleri ortam haline geldi. Şampiyon snowboard’cımız Güney Çiçek’in ölümden dönmesine sebeb olan zehirli Afrika böcekleri Ülkemiz ikliminde yaşayabildiği gibi uzun süre besinsiz idare edebildikleri biliniyor.
İstanbul Kabataş’ta Zehirli örümceğin saldırısına uğrayan Çiçek Güney şans eseri hayatta kaldı. Keneden sonra İstanbulluları “Zehirli Örümceler” korkusu sardı.
Zehirli örümcekler Yaşlı ve çocuklarda ısırdığı bölgenin dokularını öldürerek hayatlarını kaybetmelerine neden oluyor.
Resmi kayıtlarımıza göre ilk zehirli örümcek vakası olarak kayıtlara geçen ve Zehir çıkartılamadığı için bacağını kaybetme tehlikesi ile tanışan Çiçek Güney’e Kaldırıldığı hastanede üç adet iğne yapılarak taburcu edildi. Ertesi gün ağrılarının artmasıyla ayrı ayrı 12 doktor’a görünen Güney için <türkiyede yeni bir tehlike olması nedeniyle hiçbir çözüm bulunamadı. Birkaç gün sonra bacağının morarmaya ve şişmeye başlaması ve tüm çabalara rağmen ısırılan bölgenin açık yara haline gelmesi sonucunda Çiçek Güneye Doku tedavisi uygulanarak kurtarıldı.
Örümceğin gemi yoluyla Türkiye’ye gelmiş olabileceği tahmin ediliyor.
ZEHİRLİ ÖRÜMCEKLER BESİNSİZ UZUN SÜRE YAŞIYOR
Güney’i ısıran Zehirli Örümceğin Brown Recluse, Tegeneria Agrestis, Loxosceles Refuscent denilen üç zehirli türden biri olabileceğini düşünülmektedir.
Brown Recluse türü örümcek, Sicariidae familyasına mensup en zehirli örümceklerden olup, Diğer zehirli örümceklerden olan ‘altı-gözlü örümcek’ çok sıcak ve kumlu alanlarda yaşayabilirken, BR için iklimin çok sıcak olması yetiyor.
Ortalama ömürleri 10 yıldan fazla olan Brown Recluse türü örümcekler Bu örümcekler gemilerle farklı coğrafyalara taşınabiliyor ve yiyecek veya su olmadan çok uzun süre yaşayabiliyor.
Zehirli örümceklerin zehri, ‘nekrotik’ etkiye sahip olduğu için dokulara zarar veriyor, vücutta 1-2 cm büyüklüğünde korkunç yaraların oluşmasına yol açabiliyor. Yaralar uzun süre kapanmayıp enfeksiyona kapması durumunda çok ciddi başka komplikasyonlara neden oluyor. Bu tür zehirler dolaşım sistemiyle vücudun başka yerlerine de taşınabiliyor.

Kırıkkale”nin Sulakyurt ilçesine bağlı Ağaylı Köyü’nde vatandaşlar farelerden muzdarip. Ağaylılar, yetkililerden köyde ilaçlama yapmasını beklediklerini belirterek, aksi taktirde hastalıkların başgöstereceğini ifade etti.
Köy sakinlerinden Remzi Uludağ, köy halkı adına sıkıntıları dile getirdi. Köyde 15 yıldır çürütme kuyularının bulunduğunu belirten Uludağ, son bir yılda aniden beliren kedi büyüğündeki farelerin köydeki yaşamı altüst ettiğini söyledi. Özellikle farelerin saat 20.00′dan itibaren ortaya çıktıklarını ve çıkardıkları sesten dolayı herkesi gece uyuyamadıklarını ifade eden Uludağ, buna bir çözüm bulunması gerektiğini ifade etti. Yaklaşık 2 ay önce köyde bir kadının parmağından ısırmak üzereyken kadının uyanması sonucunda farenin kaçtığını söyleyen Uludağ, yetkililere söylemelerine rağmen bir sonuç elde edemediklerini dile getirdi.
“KORKUDAN TARLAYA DOMATES EKEMİYORUZ”
Korkudan tarlaya domates ekemediklerini söyleyen Uludağ, “Fareler meyve ağacına tırmanıyor. Misafirlerimiz geliyor, dışarı çıkartamıyoruz. Buğdayları yiyorlar. Ekmeklerimizi, yemeklerimizi saklayacak yer arıyoruz. Yetkililer sesimizi duysun. İlaçlasınlar. Bir çözüm bulsunlar. Köyde salgın hastalık baş gösterecek. Böyle giderse psikolojimiz bozulacak.” diye konuştu.
Uzmanlar açıkladı: Kelebeklerdeki artış ‘deprem habercisi’ mi, ‘kuraklık belirtisi’ mi yoksa…?
Son günlerde özellikle İstanbul’da rastladığımız kelebeklerin gözle görülen artışı vatandaşları tedirgin etti ve bu artış halk arasında değişik yorumlara neden oldu. Kimi kelebeklerdeki artışı “deprem habercisi” olarak gördü, kimi “kuraklık belirtisi” ya da “Afrika sıcakları habercisi”… Kelebeklerin hızla çoğalmasının arasındaki sırrı değerlendiren uzmanlar şöyle dedi:
* İ.Ü. Orman Fakültesi Entomoloji (böcek bilim) öğretim üyesi Prof. Dr. Erdal Selmi: Kelebek kolonileri 8-10 yılda bir normal çoğalmanın yüzlerce katı fazla çoğalma patlaması yaşarlar. Bu periyotlarda özellikle Marmara Bölgesi’nde çingene kelebeği, kır tırtılı, sünger örücüsü isimlerini taktığımız Lymantria Dispar türü kelebeklerdir. Yaygın adıyla gece kelebeği ya da gece güvesi, çingene güvesi olarak da bilinir. Tırtıl durumunda durmak bilmeden birçok bitkinin yaprakları kemirir, gelişmesini tamamlayıp kelebek haline geldiğinde de çevreye bir zarar vermez. Türkiye’de bu türün doğal düşmanları 150 kadardır bu nedenle doğa bu türün zararını kapatır. Özellikle Amerika kıtasında bu tür kelebeğin doğal düşmanı az olduğu için bitkilere zararı büyüktür ve ilaçlama yapılarak yok edilmeye çalıştı. 15 gün içinde üreme süreci tamamlanacaktır.
* İ.Ü. Orman Fakültesi, Orman Entomolojisi Koruma Anabilim Dalı Profesörü Tamer Öymen: Bu kelebeklere özellikle meşelerin olduğu yol kenarlarında daha sıklıkla rastlamak mümkün. Birkaç günlük bir olay, birkaç gün sonra bitecek. Lymantria dispar adlı bu türün erkekleri kahverengi. Daha ziyade onlara rastlamak mümkün. Çünkü şu anda uçarak dişi arıyorlar. Dişiler ise beyazımsıdır. Dişiler uçmazlar. Bu türün insanlara hiçbir zararı yoktur. Herkese doğanın bu gösterisini izlemesini öneririm.

Hamam böceklerinin salyasındaki, salgılarındaki ya da düşen vücut organlarındaki proteinler astım semptomlarını tetiklemektedirler.
Özellikle yaşlılar, çocuklar ve Alerjik Astım hastaları Hamamböceklerinin bulunuğu mekanlarda astım şikayetlerinin arttığı gözlemlenmiştir.
Ondokuzmayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi alerji uzmanı Prof. Dr. Yaşar Anlar, hamam böcekleri ile astım arasında doğrudan ilişki olduğunu ifade ederek, bu haşerelerin yapıları itibariyle güçlü alerjik özellikler taşıdığını bildirdi. Ev ortamındaki alerjinler içinde hamam böceklerine son derece dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Anlar, bu haşerelerin mutlaka evlerden arındırılması gerektiğini ifade ederek, `Hamam böceklerinin evde gezdiği yerlerde çocuklar da geziyor. Kalıntıların solunması durumunda duyarlı çocuklarda astım ortaya çıkabilir. Hamam böcekleri ev ortamından arındırılmadığı sürece çocuklardaki solunum yolu problemlerini çözmek, çok da mümkün olmamaktadır` dedi.
Hamam böceklerinin bulunduğu mekanlar profesyonel servisler tarafından haşerelerden arındırılmalı ve Hamam böceklerinin kalıntılarının solumsının zararlarını ortadan kaldırmak için evlerde himalaya tuzu lambaları veya himalaya tuzu mumlukları bulundurmak astımın zararlarını azaltmaktadır
Proser Haşere Kontrol Servisi Anadolu yakası ilaçlama servisi için Maltepe Şubesi Büyük Çekmece – Silivri arasında İlaçlama hizmetleri için Kumburgaz şubesi Hadımköy, Beylikdüzü, Küçükmekmece için Avcılar İlaçlama Servisi, Etiler, Sarıyer, İstinye, Yeniköy, Tarabya, Zekeriyaköy, Kemerburgaz bölgeleri için Merkez ilaçlama servisi, Bakırköy ve Eminönü, Fatih Aksaray civarı için Yeşilköy Şubesinden Sonra Beşiktaş şubesini hizmete açtı. Beşiktaş ve çevresinde hizmet verecek olan servisimiz EVİNİZ SADECE SİZİN İÇİN YUVA OLSUN sloganı ile İstanbulda hızlı, kaliteli, güvenilir Entegre Haşere Mücadelesi vermek adına 0212 2751252 numaralı destek hattından haftanın 7 günü ilaçlama hizmeti vermektedir.

Mevsim normallerine göre serin ve yağışlı girdiğimiz ilkbahar ayları artık kendisini Yaz aylarına bıraktı. İlkbaharın geçtiğimiz yıllara nazaran daha serin ve zaman zaman yağışlı geçmesi bizim Aşağıda verdiğimiz Aylara göre haşere dağılımı tablosunu bir nebzede olsa değiştirdi.
Haziran ayına girdiğimiz şu günlerde havaların yağışlı geçmesi haşerelerin aktivite dengesini bozuyor. Evlerimizde ve bahçelerimizde serin ve yağışlı havalar nedeniyle çok sık rastlamadığımız haşereler önümüzdeki günlerde beklenenin üzerinde insanların yuvalarını paylaşacak.
Yağmurlu geçen mevsim nedeniyle normalde azalması gereken kemirgen sorununun artış göstermesi bunun bir göstergesidir.
Haziran ayından önce her ayı yeni haşere türleri sırayla görünme başlarken haziran ayı Aşağıdaki tablodanda gözlenebileceği gibi her türlü haşerenin görüldüğü bir aydır. Bu ayda artık hepimizin bildiği kene sorunundan bahsetmek yersiz. Kenelerinde en çok rastlandığı ve ilk vakaların gözlendiği bir aya giriyoruz.
Haşerelerin görülmesiyle birlikte yaptıracağınız ilaçlama çalışmarında titiz ve seçici olmanız evlerinize asla tarım ilacı ile ilaçlama yaptırmamanız ve profesyonel Entegre Haşere Mücadele servislerini tercih etmeniz sizin ve çevreninizin sağlığı açısından önemlidir.

Resimin üzerine tıklayarak büyük halini inceleyebilirsiniz